top of page
Talip Koç
  • Facebook
  • Twitter
  • YouTube
  • Pinterest
  • Instagram
tiyatro yazıları
talip koç
Talip Koç
  • Facebook
  • Twitter
  • YouTube
  • Pinterest
  • Instagram
Bursa Avp DT 50 Yaşında
Hemingway Bursa'da...
50 Yaşında
Bursa Avp Devlet Tiyatrosu, ekim ayı ile birlikte 50.yılını kutlayacak…  
50 yıl, dile kolay…   Bunda elbette 42 yaş gibi en verimli çağında yaşamını yitiren, ömrünü tiyatroya adamış Sayın ALİ CENGİZ ÇELENK’ in sağlam temeller üzerine oturttuğu kurum çizgisini bozmadan bu günlere gelinmesinin de büyükönemi var.  

   Sayın ALİ CENGİZ ÇELENK, AHMET VEFİK PAŞA ile birlikte Bursa’da tiyatroyu geniş kitlelere ulaştıran FERAİZCİZADE MEHMET ŞAKİR’ in adını verdiği ‘tiyatro kursları’ METİN BELGİN, AHMET-MUSTAFA UĞURLU, BORA ÖZKULA, ZAFER ALGÖZ, ERKAN CAN, ALİ SÜRMELİ, ÖZER TUNCA, HALİL BALKANLAR… gibi sonraki yıllarda her biri ülkemizin önde gelen tiyatro sanatçıları olacak Bursa’lı gençleri tiyatroya kazandırmış,bu misyon ÇELENK, sonrasında da (tiyatronun Oscar’ı olarak kabul edilen Afife Jale  ödüllü SÜLEYMAN ATANISEV’in yanı sıra HALİL BALKANLAR, ÇETİN AZER ARAS, FÜSUN KOSTAK. EMİR ÇİÇEK…) devam etmiştir.   
   Elbette ki, 1971 yılı evveli, tiyatromuzun binasını dönemin Bursa Valisi İHSAN SABRİ ÇAĞLAYANGİL’ i ikna ederek kazandıran Muhsin Ertuğrul ile Cüneyt Gökçer’ e de minnet borçluyuz.   

   Yerleşik düzen evveli adıyla Bursa Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu’n dan günümüze tiyatromuza emeği geçen müdürlerimizi yıllarıyla 
birlikte anımsamak gerekirse:
1957-1961 RAGIP HAYKIR  
1962-1971 SAMİ ERGİN  
1971-1978 ALİ C. ÇELENK  
1978-1978 ADNAN AÇIKD. 
1978-1980 ZİYA DEMİREL  
1980-1987 YALIN TOLGA  
1987-1994 FEYHA ÇELENK  
1994-1996 BORA ÖZKULA  
1996-1998 EMİN GÜMÜŞKAYA
1998-1999 SELİM GÜRATA    
1999-2001 EMİN GÜMÜŞKAYA  
2001-2001 AHMET SOMERS  
2002-2005 MEHMET GÖKÇER   2005-2006 CİHAN BÜYÜKIŞIK   2006-2007 ÖMER NACİ TOPÇU 2007-2010 MEHMET GÖKÇER   2010-2013 HALİL BALKANLAR   2013-2015 A.TAN BAYRAKTUTAN
2015-2018 ÖMER NACİ TOPÇU   2018-         A.TAN BAYRAKTUTAN
 
   Bursa tiyatrosunun lokomotifi konumundaki Bursa Avp Devlet Tiyatrosu ile daha nice yıllarda, nice güzel oyunları ile bulaşabilmek dileğiyle…  

Hemingway Bursa'da
Ernest Hemingway'in Bursa Günleri
Talip Koç
Nobel ve Pulitzer Ödülü sahibi, 
Çanlar Kimin İçin Çalıyor, Kilimanjaro'nun Karları, Silahlara Veda'nın Yazarı
Ernest Hemingway
Ernest Hemingway

“…Mudanya, Marmara kıyısında sıcak, toz toprak içinde, eciş bücüş yollarıyla, evleri ahşap, sivrisinek yuvası ikinci sınıf bir kıyı kasabası. İsmet Paşa’yla görüşecek müttefik generallerini taşıyan İngiliz sancak gemisi Iron Duke’ın külrengi, öldürücü kulelerine karşın, Batılılar buraya barış dilenmeye geliyorlardı; yoksa barış istemeye ya da barış koşullarını dikte ettirmeye değil!...”

 

“…Mudanya, Marmara kıyısında sıcak, toz toprak içinde, eciş bücüş yollarıyla, evleri ahşap, sivrisinek yuvası ikinci sınıf bir kıyı kasabası. İsmet Paşa’yla görüşecek müttefik generallerini taşıyan İngiliz sancak gemisi Iron Duke’ın külrengi, öldürücü kulelerine karşın, Batılılar buraya barış dilenmeye geliyorlardı; yoksa barış istemeye ya da barış koşullarını dikte ettirmeye değil!...”

               ERNEST  

        HEMİNGWAY

ERNEST HEMİNGWAY

PASAPORT

1923

ERNEST HEMİNGWAY

1923

FOTO:

MAN RAY

"…İstanbul'da hala 168 resmi izin günü var. Cumaları Müslümanların, Cumartesileri Yahudilerin, Pazarları da Hıristiyanların tatil günü. Ayrıca Katoliklerin, Müslü­manların ve Rumların hafta içlerinde di­ni bayramları var. Yahudilerin dini bayramları da cabası. Bu yüzden İstanbul'da her delikanlının emeli bir punduna geti­rip banka memuru olmak.

 

   Geleneklere uymakta, ayak uydur­makta direnmeyen kişi, İstanbul' da gece saat dokuz oldu mu, yemeğini yiyor.

Ti­yatrolar saat onda açılıyor. Gece kulüple­ri ikide; tabii gözde olan kulüpler. Adı kö­tüye çıkmış gece kulüpleri ise ancak sa­baha karşı dörtte kapılarını açıyorlar.

 

   Bütün gece boyunca köftecilerle haş­lama patates satanlar kaldırımları kaplı­yor, kömür yıktıkları ocaklarında, sabaha kadar müşteri bekleyen faytonculara yi­yecek hazırlıyorlar. Her türlü çılgınlığa, kumara, dansa, gece kulüplerine paydos demek için kararlı Mustafa Kemal, şehre girinceye kadar, İstanbul bir çeşit ölüm dansına dalmış.

   Limandan yukarı çıkan yokuşun orta yerindeki Galata semti, Barbary Coast'un en dehşetli eski günlerine taş çıkartacak kadar küçük bir yer. Her milletin ve bü­tün müttefiklerin askerleri burada kuru­lu tuzağa düşürülüyor.

 

   Türkler günün her saatinde dar yolla­rın kenarlarındaki kahvelerde oturup nargilelerini fokurdatıyor, bir yandan da insanın midesini yakıp kavuran rakılarını yudum yudum demleniyorlar. Bu içki o kadar sert ki, yanında meze olmadan iç­mek imkânsız gibi bir şey.

 

   Güneş doğmadan kara ve yumuşak topraklı İstanbul sokaklarında yürüyecek olursanız, fareler önünüzden kaçışır; sıs­ka sokak köpekleri çöp tenekelerini karış­tırır. Bir barın kapısından sızan ışık soka­ğa düşerken, içerden patlayan sarhoş kahkahaları duyarsınız. Sarhoşun kahka­hası, müezzinin güzel, dokunaklı, içli çağrısına tam bir çelişkidir..."

 

   Hemingway’ i bir yıl sonraki Lozan Antlaşması’ n da da görürüz. Yazar, İsmet İnönü ile de bir görüşme yapmıştır.

   Sonraki yıllarda Hemingway, 1954 Nobel Edebiyat Ödülü ne

kadar İhtiyar Adam ve Deniz, Çanlar Kimin İçin Çalıyor, Silahlara Veda ve Klimanjaro’ nun Karları eserleriyle ortalama edebiyat kültürü olan herkesin tanıdığı, bestseller kitapların yazarı olarak hafızalara kazınmıştı…

 

   Bu sözlerin sahibi 1954 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi

ve yazdığı İhtiyar Adam ve Deniz, Çanlar Kimin İçin Çalıyor, Silahlara Veda ve Klimanjaro’ nun Karları ile sadece Amerika değil, Dünya edebiyatını etkilemiş

Ernest Hemingway’ dir.

 

   Ünlü yazar, 1922 yılında The Toronto Daily Star adlı bir Kanada gazetesi adına savaş muhabiri olarak geldiği

Türkiye’ de bir ay kaldı. Bu süre içerisinde Mudanya Müterakesi ni yerinde takip edebilmek amacıyla Mudanya’ ya da gelmişti. Gözlemlerini yazdığı, yazımızın başındaki sözleri 23 Ekim 1922 yılında gazetesinde yayınlamıştı.  

 

   Mudanya’ nın haricinde İstanbul ve Edirne’ ye de giden Hemingway Türkiye’ de Cumhuriyet in ilan edilmesine 6 ay kala ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntılı günlerini belki de kaba bir dille aktarmasına rağmen o günlerden bugüne gelinilen noktayı kıyaslanması açısından ilginçtir:

Talip Koç
Sadık Şendil'in Bursa Hüznü
Sadık Şendil'in
Sadık Şendil
  Sadık Şendil
Lahut Şendil, Vefat İlanı

FOTO: Sadık Şendil’ in eşinin
vefatı için basına verilen taziye
ilanı. ( 20 Ekim 1959) 

Beklenen Şarkı, Cahide Sonku, Zeki Müren
Cahide Sonku I Zeki Müren I Sadık-Lahut Şendil 

Tiyatromuza Kanlı Nigar, Yedi Kocalı Hürmüz gibi unutulmaz eserler veren Sadık Şendil için “Bursa” hüzün demekti.

 

1913 İstanbul doğumlu sanatçı, diplomat bir babanın oğluydu.

Saint Mitchel ve Galatasaray Lisesi’ nin ardından Tütün Meslek Yüksek Okulu’ n dan mezun olur.

 

1945 te askerliğini yedeksubay olarak tamamladıktan sonra

tütün eksperi olarak atandığı Ziraat Bankası Bursa Şubesi’ n de

çalışmaya başlar.

 

Bir yandan Bursa’ da yayınlanan yerel Ant Gazetesi’ n de mizahi yazılar yazmakta, bir yandan da başta okullar olmak üzere kendi yazdığı oyunları yetiştirdiği gençlerle oynamaktadır. Aynı zamanda Bakırköy Halkevi’ n de de tiyatro eğitmenliği görevini sürdürmektedir. Bu gençler arasında günümüz tiyatrosuna damgasını vurmuş Münir Özkul, Altan Erbulak da vardır.

 

Bursa Gazeteciler Cemiyeti’ nin de kurucuları arasında da yer alan Şendil, Bursa Kız Lisesi’ n de “Fuar Yıldızı” oyununu sahnelerken oyunun başrol oyuncusu Bursa’ da hakimlik yapan Asım bey in lise öğrencisi kızı Lahut Ayata’ ya aşık olur ve kısa bir süre sonra da evlenirler. 1951 yılında oğulları Cem dünyaya gelir.

 

Ancak bu mutluluk uzun sürmez.

Eşi Lahut, kullandığı ilaca (penisilin) alerjisi sebebi ile 17 Ekim 1959 yılında, 29 yaşında vefat eder.

 

Çok sevdiği eşinin ölümü ile yıkılan sanatçı, onun hatırasına yazmış olduğu Türk Sanat Müziği tarzındaki şarkısı “Senede Bir Gün” müziğimizin klasikleri arasında yerini çoktan almıştır.

​Bursa Gazeteciler Cemiyeti’ nin de kurucuları arasında da yer alan Şendil, Bursa Kız Lisesi’ n de “Fuar Yıldızı” oyununu sahnelerken oyunun başrol oyuncusu Bursa’ da hakimlik yapan Asım bey in lise öğrencisi kızı Lahut Ayata’ ya aşık olur ve kısa bir süre sonra da evlenirler. 1951 yılında oğulları Cem dünyaya gelir.

Bursa Hüznü
Lahut
İsmail Dümbüllü,Sadık Şendil,Münir Özkul

İSMAİL DÜMBÜLLÜ – SADIK ŞENDİL

MÜNİR ÖZKUL

Cumhuriyet sonrası ortaoyunun ilk akla gelen temsilcisi İsmail Dümbüllü, Kel Hasan Efendi’ nin kendisine teslim teslim ettiği kavuğunu Münir Özkul’ a devrederken

Sadık Şendil’ de oradaydı.

Arzu Film
Cem Şendil

CEM ŞENDİL

 Sadık – Lahut Şendil çiftinin tek çocuğu

ARZU FİLM, EKOLÜ...

Günümüzde bile,

izlemeye doyamadığımız
70'li yılların Ertem Eğilmez'in yönetmenliğini üstlendiği ve 'Arzu Film Ekolü' diye bilinen 'aile filmleri'nin tamamına yakının altında SADIK ŞENDİL'in imzası vardır...

FOTOĞRAF

ARZU FİLM / SENARYO EKİBİ

SADIK ŞENDİL (Üst Sıra / Soldan 3.)

Dipnot
Bursa'lı Sinema Sanatçıları Ansiklopedis
Sadık Şendil
Sadık Şendil

TALİP KOÇ

 Bursa'lı Sinema Sanatçıları Ansiklopedisi

Sadık Şendil / Sahife 16-17 

Talip Koç
Bursa Millet Tiyatrosu 1913

“…1913’ te Bursa Sultanisi (Bursa Erkek Lisesi) n de    Fransızca muallimiydim (öğretmen). Yirmibirbuçuk 

yaşında içi içine sığmayan ve hayatta ne yapacağını

henüz kestiremeyen gepgenç bir çocuk..."

        REŞAT NURİ 

         GÜNTEKİN

“ Reşadcığım,

Benzerlerine ancak Paris’ te rastlanan o eski şirin

tiyatronun yerini çok aradım, yangın hudutlarını eritmiş,

bulamadım.

Ama üzülmedim de. Nitekim işte bu gece, eski Bursa’ da

yeni bir AHMET VEFİK PAŞA TİYATROSU açılıyor.

 

Eski tiyatro; Türk sahnesine Ahmet Vefik Paşa’ yı

ve seni kazandırmıştı. Yenisi kimbilir daha nice Türk yazarı

yetiştirecektir.

 

AHMET VEFİK PAŞA TİYATROSU aziz Bursa’ lılara ve

Türk sahnesine kutlu olsun. ”

           MUHSİN 

         ERTUĞRUL

     

Muhsin Ertuğrul BURSA MİLLET TİYATROSU
Muhsin Ertuğrul'un Bursa Kurduğu Tiyatro
Millet Tiyatrosu

FOTOĞRAF:

MUHSİN ERTUĞRUL’UN

BURSA’DA KURDUĞU MİLLET TİYATROSU

EL İLANI

 

BİRİNCİ GECE

MASUM KATİL

DRAM 3 PERDE / 1913

 

İKİNCİ GECE

1.KAPATMA

KEMAL EMİN BEY’İN PİYESİ

2 PERDE

 

2.CHİCAGO ÇİFTÇİSİ

KOMEDİ / 2 PERDE

 

3.KÖR

DRAM / 1 PERDE

 

ARAKS MATBAASI:

BABIALİ EBU SUUD CADDESİ

NO.57

1913

Arşiv
Talip Koç Arşivi

Cumhuriyet dönemi, çağdaş Türk Tiyatrosu’ nun kurucusu Muhsin Ertuğrul’ un yaşamı irdelendiğinde

1913 yılında Bursa’ da sahibi olduğu “Millet Tiyatrosu”

döneminden pek bahsedilmez.

 

Halbuki bu kısa süreç, Reşat Nuri Güntekin gibi değerli

bir edebiyatçımızın da hayatının akışını değiştirecektir :

 

 

“…1913’ te Bursa Sultanisi (Bursa Erkek Lisesi) n de             

Fransızca muallimiydim (öğretmen). Yirmibirbuçuk 

yaşında içi içine sığmayan ve hayatta ne yapacağını

henüz kestiremeyen gepgenç bir çocuk.

 

Arasıra arkadaşlarla Ahmed Vefik Paşa’ nın vaktiyle

Molière’ i oynatmak için yaptırdığı küçük ve şirin

tiyatroya giderdik. Oraya tuluat kumpanyaları ve

onlardan daha gülünç Dram kumpanyaları uğrardı.

 

Bir yaz gecesi yine alay etmek niyetiyle tiyatronun

arka sıralarına dizilmiştik. Sen rahmetli Celal Sahir’ in

tercüme ettiği (Simone) u oynuyordun.

Daha perde açılmadan başlamış tebessümlerimiz

acaip bir surette dudaklarımıza yapışıp kaldı.

Galip, Behzad, Kemal Emin ve sonradan kaybolmuş

birkaç çehre ile o ne güzel bir trup (grup) tu.

Ertesi, daha ertesi geceler Courteline’ in Boubouroche’

unu, Fener Bekçileri ni ve daha birkaç küçük

piyesine derin ve ne temiz bir aşkla oynadığınız

bugünkü gibi gözümün önündedir.

 

Netice oldu ki, tiyatro ile alaya gelen yirmibirbuçuk

yaşındaki sultani muallimi kapıdan çıkarken

tiyatro muharriri (yazar) olmaya ve bütün hayatı

müddetince ondan başka bir şey olmamaya

karar vermiş bulunuyordu.”                                  

REŞAT NURİ GÜNTEKİN 

 

“ Reşadcığım,

Bugün 28 Eylül 1957 Cumartesi.

Yukarıda bahsettiğin o yaz gecesinden bu sonbahar

akşamına kadar aradan kırkdört yıl geçti.

 

Benzerlerine ancak Paris’ te rastlanan o eski şirin

tiyatronun yerini çok aradım, yangın hudutlarını eritmiş,

bulamadım.

Ama üzülmedim de. Nitekim işte bu gece, eski Bursa’ da

yeni bir AHMET VEFİK PAŞA TİYATROSU açılıyor.

 

Eski tiyatro; Türk sahnesine Ahmet Vefik Paşa’ yı

ve seni kazandırmıştı. Yenisi kimbilir daha nice Türk yazarı

yetiştirecektir.

 

AHMET VEFİK PAŞA TİYATROSU aziz Bursa’ lılara ve

Türk sahnesine kutlu olsun. ”

MUHSİN ERTUĞRUL

Reşat Nuri GÜNTEKİN

 

1913 yılında Bursa Erkek Lisesi n de Fransızca öğretmeni iken Ahmet Vefik Paşa’ nın yaptırdığı Temaşahane-i Osmani (Osmanlı Tiyatrosu ) n da Muhsin Ertuğrul’ un “Millet Tiyatrosu” oyunlarını izledikten sonra tiyatro yazarı olmaya karar verdiğini bütün içtenliği ile Muhsin Ertuğrul’ a yazdığı mektupla dile getiren Reşat Nuri Güntekin’ e Muhsin Ertuğrul tarafından verilen cevabın tarihi de Bursa Devlet Tiyatrosu’ nun açıldığı gündür:

 

REŞAT NURİ GÜNTEKİN

1889-1956 

Arşiv
Talip Koç Arşivi
Devlet Tiyatrosu
                         
Aylık Sanat Dergisi                     
       Aralık.1957                    
Muhsin Ertuğrul,1957,Reşat Nuri Güntekin
Muhsin Ertuğrul

MUHSİN ERTUĞRUL

1892-1979 

Devlet Tiyatrosu
                         
Aylık Sanat Dergisi                     
       Aralık.1956                    
Muhsin Ertuğrul, Devlet Tiyatrosu, Aylık
Bursa Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu

 

TEMAŞAHANE-İ OSMANİ:OSMANLI TİYATROSU  

Muhsin Ertuğrul’ un Bursa’ da Millet Tiyatrosu

adıyla oyunlarını sahnelediği, Ahmet Vefik Paşa’        

nın yaptırdığı bina. Bina hakkında ayrıntılı bilgi için     

 

BKZ:                                                                                      

TALİP KOÇ

BURSA SİNEMA SALONLARI TARİHİ:

(SOLDA-AŞAĞIDA)   

 

Muhsin Ertuğrul, Bursa lı tiyatrocu arkadaşı Behzat Haki (Butak), Kemal Emin (Bara) ve İsmail Galip (Arcan) ile kurduğu Millet Tiyatrosu, 12 Kasım 1913 tarihinde hizmete giren Bursa Türk Ocağı’ n da yaptıkları temsillerde ise Yeni Turan Temsil Heyeti adını kullanıyordu.Eugène Brieux’ un Simone, Paul Cloquemin ve Paul Autier’ in sonradan yine Muhsin Ertuğrul tarafından 1923 yılında Kız Kulesi’ n de Bir Facia adıyla sinemaya da uyarlayacağı Fener Bekçileri, Mark Twain’ in Chicago Çiftçisi Bursa’ da gösterime sunduğu başlıca oyunlardır.

Dipnot
Talip Koç, Bursa Sinema Salonları Tarihi
Talip Koç,Bursa Sinema Salonları Tarihi
Bursa' da İlk Film Gösterisi
Bursa'da İlk Film
Gösterisi
1909

 

II.Meşrutiyet ilanının 1.yılında Bursa Valisi Azmi Bey’in önerisi ile Bursa’da 1906 yılında olduğu gibi bir sergi düzenlenmesine karar verilir.

Beş bin kuruşluk bir ödeme yapılacağının kesinleşmesi üzerine

yine Bursa Valisi Azmi Bey’in kalan masrafların karşılanabilmesi için ortaya attığı ‘piyango düzenlenmesi’ fikri kabul görür. Bunun

yanı sıra ilgi çeken önerilerden biri de ‘film gösterimi’dir…

 

 

  II.Meşrutiyet ilanının 1.yılında Bursa Valisi Azmi Bey’in önerisi ile Bursa’da 1906 yılında olduğu gibi bir sergi düzenlenmesine karar verilir. Elli bin kuruşluk bir bütçe için hükümetten destek istenir.(1)

Ancak hükümet tarafından gönderilen yanıt hayal kırıklığı yaratır.(2)

Beş bin kuruşluk bir ödeme yapılacağının kesinleşmesi üzerine

yine Bursa Valisi Azmi Bey’in kalan masrafların karşılanabilmesi

için ortaya attığı ‘piyango düzenlenmesi’ fikri kabul görür. Bunun

yanı sıra ilgi çeken önerilerden biri de ‘film gösterimi’dir…

 

KAYNAK:

1.BURSA SERGİSİ:NO.1

   23 TEMMUZ 1909 / SAYFA.6

1.BAŞBAKANLIK OSMANLI ARŞİVİ:NO.1

   Dahiliye Mektûbî Kalemi

   13 HAZİRAN 1909 / Nr.2842/54

1909 Bursa Sergisi

  Sergiden dört ay evvel 24 Mart 1909 tarihinde çalışmalarına

başlayan organizasyon komitesinde şu isimler yer almaktadır: (1)

 

Reis: Vilayet Valisi Azmi Bey

Aza: Maarif Müdürü Hilmi Bey

-Sergi Müdürü

Aza: Umûr-ı Ecnebiye Müdürü Temyolvin Efendi

Aza: Deutsche Orient Bank Şubesi Direktörü Safvet Bey

Aza: Vilâyet-i Nafia Sermühendisi Süleyman Sırrı Bey

Aza: Nafia Muhasebe Memuru Halim Bey

Aza: Meclis-i İdâre-i Vilâyet Azası‟ndan Serviçyan Efendi

Aza: Vilâyet-i Maarif Muhasebecisi Reşat Beyefendi

-Serginin hesap işlerinden de sorumlu olan memur

Aza: Meclis-i İdare-i Vilâyet Azası‟ndan Nikolaki Efendi

Aza: Memleket eşrafından Hacı Beşezade Rıza Bey

Aza: Belediye Başkanı İstepan Saadetyan Efendi

Kâtib: Vilâyet Mektubî Kalemi Mümeyyizi Ahmed Münir Bey

Sergi Müdür Muavini: Jozef Efendi

Sergi Müdür Muavini: Öjen Efendi

 

  Komisyon üyelerinden başka sergide görev yapan  

müstahdemler ise:

Sergi Muhasebe Memuru: Necip Efendi

Sergi Muhasebe Refiki: Cafer Efendi

Sergi Muhasebe Refiki: İsmail Efendi

Sergi Muhasebe Refiki: Sedat Bey

Sergi Posta Şubesi Memuru: Abidin Efendi

Ziraat Şubesi Memuru: Ziraat mütehassıslarından Rumi Efendi

Bilet Memuru.2

Satış Memurları.19

Turnike Memuru.1

Sandık Emini.1

Gazino Kontrol Memuru.1

Kapıcı.1

Sergi Makinisti.1

Hademe.14

Bahçıvan.1

 

   Yer tahsisi konusunda günümüzde sembolikte olsa kullanılan

Bursa Belediyesi binası seçildi. 1897 yılında dönemin Bursa Valisi Ahmet Vefik Paşa tarafından inşa ettirilen bina sergi için geçici olarak tahliye edildi. (2)

 

   Film gösterimi için binanın Hükümet Caddesi’nde yer alan kısmı

‘Sinematograf Pavyonu’ adıyla adlandırılır. (3) Sergi süresince

‘Sinematograf Pavyonu’ ndan 11.047 kuruş gelir elde edilmiştir. (4)

53 gün boyunca açık kalan etkinliğin en önemli yanı ise 23 Ağustos 1909 tarihinde Bursa’ya gelen 35.Osmanlı Padişahı V.Mehmet Reşat’ın sergiyi gezmesidir. Padişahın bu gezi esnasında serginin Sinematograf bölümünü de ziyaret etmesi olasıdır.

 

KAYNAK:

1.BURSA SERGİSİ:NO.2

   30 TEMMUZ 1909 / SAYFA.19

2.ARİF KOLAY:

   Türk Modernleşmesine Sergilerin Katkısı:

   1909 Bursa Sergisi Örneği

   2013 / SAYFA.267

3.TANİN GAZETESİ:NO.307

   10 TEMMUZ 1909

4.BURSA SERGİSİ:NO.10

   28 OCAK 1910 / SAYFA.114

BURSA SERGİSİ:NO.7

03 EYLÜL 1909

KAPAK FOTOĞRAFI:

PADİŞAH

V.MEHMET REŞAT

Talip Koç
Talip Koç
60 Yıllık Sır
60 yıllık sır
Gölge Oyunu-Karagöz ve Hacivat'ın Yaratıcısı
Şeyh Mehmet Kuşteri'nin Bursa'da Kaybolan Mezarı
Şeyh Mehmet Küşteri'nin Mezarı

“Karagöz ve Hacivat, gölge oyunun yaratıcısı ŞEYH MEHMET KÜŞTERİ'NİN 1960'lı yılların başına kadar

duran Bursa

Heykel

Caddesi'nde ki mezarı."

       

​   Gerek Karagöz ve Hacivat'ın varlığı (yaşayıp yaşamadıkları, yaşasa bile gerçek kimlikleri gerekse de bu gölge oyununa adını veren Şeyh Küşteri'nin-ki Karagöz oyunun ustaları onu bu oyunun yaratıcısı ve piri olarak kabul etmektedir, ismi üzerinden yıllardır yapılan tartışmaları sonlandıracak gelişme  Uludağ Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Hasan Basri Öcalan'ın Bursa Türk İslam Eserleri Müzesi deposunda Şeyh Küşteri'nin kitabesini bulması, mezar taşının da kitabe ile birlikte müze envanterine kayıtlı olup, fotoğrafına ulaşması önemliydi. Geriye bu mezar taşına ulaşılması kaldı...

   Konunun ülkemiz açısından önemi ise komşumuz Yunanistan'ın Karagöz oyununa sahip çıkmasıdır. Geçtiğimiz yıllarda Yunanistan Kültür Bakanı Konstantinos Tassoulas, Karagöz'ün aslında Yunan “Karagiozis" olduğunu içeren açıklamalarıydı. Sadece Yunanistan değil örneğin; Mısır'da ARAGÖZ, Tunus'ta KARAGUZ-HACİVAN, Romanya'da CARAGİOZ...sayılabilir. 

   

2.) Evliya Çelebi'ye göre, Karagöz'ün gerçek adı Kıpti Sofyozlu Bali Çelebi'dir. Edirneli olan Karagöz, İstanbul Tekfuru Konstantin'in seyisidir. Hacivat ise Hacı Eyvad olup Mekke'den Bursa'ya göç eden Yorkça Halil olarak tanınan zattır. Birlikte konuşmalarından esinlenen gölge oyunu ustaları sayesinde günümüze kadar ulaşmıştır. 

 

   Şeyh Kuşteri'ye gelince;

   Bir iddiaya göre İran'ın Şüşter ya da Küşter bölgesinden,

bir diğer iddiaya göre ise adının Abdullah Tüsteri ve Irak-Bağdat'ın Tüster mahallesinden Sultan Orhan döneminde Türkiye'ye göç ettiği rivayet edilmektedir. 16 yüzyıl kaynaklarında adı geçmektedir.

Şeyh Mehmet Küşteri'nin Mezar Taşı

“Karagöz ve Hacivat, gölge oyunun yaratıcısı ŞEYH MEHMET KÜŞTERİ'NİN yıllardır aranan mezar taşı ve kitabesi Bursa Türk İslam Eserleri Müzesi envanterinde bulundu. Kitabe müzenin deposunda bulunurken, mezar taşının kayıp olmasına karşın fotoğrafına ulaşıldı. (ÜST FOTOĞRAF)

       

24 Mayıs 1935 Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 12.

   Peki gerçekte Karagöz ve Hacivat kimdi?

   Bu konuda da çeşitli savlar vardır. Gelin bu savları birlikte irdeleyelim:

1.) Karagöz, Sultan Orhan döneminde demirci, Hacivat ise duvar ustasıdır. Ulu Cami inşaatında çalışırken yaptıkları

esprilerle diğer çalışanları oyalayıp, geciktirmelerinden dolayı Sultan Orhan tarafından haklarında verilen idam cezasıdır. Sonrasında Sultan Orhan'ın pişmanlığı ve onu eğlendirmek isteyen Şeyh Küşteri'nin Karagöz-Hacivat'tan esinlenerek yaptığı gölge oyunu ile padişahı mutlu etmiştir.

"Bursa 

gazetecileri Şeyh Küşteri'nin mezarı başında"

CUMHURİYET

GAZETESİ

24 Mayıs 1935

Sayfa 12

       

28 Ekim 1938 Anadolu Gazetesi Sayfa 1
Arşiv
Talip Koç Arşivi

"...Şeyh Mehmed Küşteri'nin kabri Bursa'da dır. Üzerinde 1399 tarihi mukayettir."

AKŞAM

GAZETESİ

3 Haziran 1940

Sayfa 5

       

3 Haziran 1940 Akşam Gazetesi Sayfa 5
Arşiv
Talip Koç Arşivi

"Üstad Küşteri'nin 

Karagöz Perdesi"

ANADOLU

GAZETESİ

28 Ekim 1938

Sayfa 1

       

8 Eylül 1932 Tarihli Servetifunun (Uyanış) Dergisi Sayfa 5
8 Eylül 1932 Tarihli Servetifunun (Uyanış) Dergisi Sayfa 12
8 Eylül 1932 Tarihli Servetifunun (Uyanış) Dergisi Sayfa 16
Arşiv
Talip Koç Arşivi

SERVETİFUNUN

DERGİSİ

8 Eylül 1932

Sayfa 229-236-240

       

24 Ağustos 1932 Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 1

"Karagöz'ün Mezarı, Bursa Çekirge Mah. İmamı'nın mutfağında bulundu"

CUMHURİYET

GAZETESİ

24 Ağustos 1932 

Sayfa 1

       

"Şeyh Küşterî

ve Karagöz"

YENİ MECMUA

BURSA SAYISI

1 Mayıs 1923

Yeni Mecmua Bursa Sayısı 1923
Talip Koç
bottom of page